ARTUKLU BEYLİĞİ

 

KUTBEDDİN İLGAZİ TARAFINDAN YAPTIRILAN MARDİN ULU CAMİ

 

ARTUK BEY’İN SELÇUKLU DEVLETİNE HİZMETLERİ VE KUDÜS ŞAHNELİĞİ

Tarihler 1063 senesini gösterdiğinde Alp Arslan,Rey şehrinde Selçuklu Devleti tahtına çıkmış ve hükümranlığını ilan etmişti.Ona tabi olanlardan biri de Artuk Bey idi.Malazgirt Muharebesinden sonra da Anadolu’yu fetih harekatında önemli hizmetleri olmuş,Alp Arslan’dan sonra yerine gelen Melikşah zamanında da Şam ve Irak bölgesinde Selçuklu hakimiyetinin tesisinde önemli roller oynadıysa da sonradan Sultan ile arası açılmış ve Suriye Melik’i Tutuş’a biat etmiştir.Hizmetlerinin karşılığı olarak Kudüs şahneliğine tayin edilmiştir.1091 yılında vefat eden Artuk Bey,ölümüne kadar bu görevi başarıyla yürütmüştür.Daha sonra Kudüs’ün başına oğulları Sökmen ve İlgazi geldiyse de 1098 senesinde Kudüs’ü Fatımi devleti zapt edince önce Sökmen,sonra İlgazi, Güneydoğu Anadolu’ya göç etmek zorunda kalmışlardır.İşte,asıl beyliğin kuruluşu da burada başlar.

HASANKEYF KOLU (1102-1232)

1100’lü yıllarda, Şam Bölgesinde Musul Valiliği’nin başındaki emir vefat eder.Tahta aday iki kişi vardır.Birisi,Cizre emiri Çökürmüş,öbürü de Türkmen Musa’dır.Musa,Sökmen’den yardım ister,karşılığında ise 10.000 dinar ile bugün Batman’ın ilçesi olan Hasankeyf şehrini vaat etmiştir.Türkmen Musa,Sökmen Bey’in desteğiyle Çökürmüş’e karşı girdiği mücadeleyi kazanır ama kendisi de bir müddet sonra hayatını kaybeder.Bunun üzerine Sökmen,doğruca Hasankeyf’e gidip vekilinden kentin anahtarlarını teslim alır ve Artuklular’ın Hasankeyf kolu böylelikle kurulmuş olur(1102).

Sökmen,Haçlılar’a karşı gösterdiği kahramanlıklar ile ün salmıştır.Bu Türkmen beyi, 1104 yılında Çökürmüş ile birlikte Harran’a doğru yürüyen Haçlı ordusuna karşı harekete geçmiş; Belih Çay’ı kenarında Haçlılar’ı yenilgiye uğratmıştır.O zamanın Urfa kontu olan Baudoin ile yeğeni Joscelin de esir alınmıştır.Sökmen Bey’in,bu zaferle birlikte şöhreti önemli ölçüde artmıştır.

1105’de Sökmen Bey’in ardından yerine İbrahim geçmiş,ancak hakimiyeti kısa sürmüştür.Ondan sonra gelecek olan Davud,tam 36 sene boyunca istikrarlı bir şekilde hükümranlık sürmüştür.Aslında Davud’un dönemi Artuklular’ın bu kolu için hayli zordu.Çünkü o zaman İmameddin Zengi’nin önderliğindeki Zengî Devleti,topraklarını Artuklu aleyhinde genişletiyordu.Zaman zaman birbiriyle çatışmışlardır.Davud,izlediği aktif siyaset sayesinde İmameddin Zengi’den aşağı kalmamış “kısasa kısas” tabiri caizse o da Zengilere yer yer akınlar yapmıştır.Ancak söz konusu Haçlılar olunca komşu soydaşlarıyla işbirliği yapmaktan da geri durmamıştır.

Davud Bey’in vefatından sonra ise yine beyliğin bu koluna en parlak günlerini yaşatan Fahreddin Kara Arslan(1144-1167)geçmiştir. O, babası Davud’dan daha mutedil ve barışçı bir siyaset gütmüş, Nureddin Zengî ile birçok kez birlikte hareket ederken, Mardin Artukluları ile de dostluk kurmuştur.Devrin kaynaklarına bakıldığında Kara Arslan, kendisini tebaasına sevdirmiş ve halkın refah seviyesini önemli ölçüde yükseltmiştir.

Bugün Güneydoğu Anadolu’nun geçmişten kalan güzide yapılarından biri olan Hısn-ı Keyfa Köprüsü,Kara Arslan döneminde yaptırılmıştır.

Kara Arslan’dan sonra 18 yıl boyunca hüküm sürecek Nureddin Muhammed(1167-1185)geçmiştir.O,Eyyubiler’le barışçı bir siyaset izlemiş ve bu şekilde bölgede nüfuz oluşturma yoluna gitmiştir.Bi nevi denge politikası izlemiştir.Ahlatşahlar ile ilgili yazımı hatırlarsınız.Eyyubiler’e karşı diğer Türk beylikleri birleşse bile Artuklu Hasankeyf Beyliği,Selahaddin’in yanında yer almış,bu da soydaşları gözünde itibarının sarsılmasına neden olmuştur.Daha sonra ise kısa bir süreliğine II.Sökmen geçse de ilginç bir şekilde sarayının damından düşerek can vermiştir.

Beyliğin daha sonraki hükümdarları Nasıreddin Mahmud(öl.1222),II.Davud ve Rükneddin Mevdud(1222-1231) olup en son 1231’de Eyyubiler,Melik Kamil komutasında Hasankeyf’i ele geçirmişler ve Artuklular’ın bu kolu tarihe karışmıştır.

MARDİN KOLU(YAKLAŞIK 1105/08-1406)

Artukluların Mardin kolunun kuruluş tarihi,araştırdığım kaynaklarda tam olarak yazmıyor ben de başlıkta bu şekilde yazmak zorunda kaldım.Daha önce belirttiğim gibi Artuk Bey’in ölümünden sonra Kudüs’ün başına oğulları Sökmen ve İlgazi geçmişti.Fatımiler,Kudüs’ü zapt edince bunlar güneydoğuya göçmüşler,Sökmen,Hasankeyf’te kendi beyliğini tesis etmişti.Bütün bunlar olurken,İlgazi ilk başta Büyük Selçuklu Sultanı Muhammed Tapar tarafından Bağdat’ın valiliğine tayin edildi.Ama sonradan azledildi.Sebebini bende bilmiyorum çünkü bununla ilgili bir bilgi bulamadım.İlgazi,bundan sonra Anadolu’ya göç ederek,o zaman Hasankeyf Artukluları’nın başında olan İbrahim’in üzerine yürür ve Mardin’i ondan alır.İşte Mardin Artukluları’nın kuruluşu burada başlar.

İlgazi,beyliğini tesis ettikten sonra yaptığı ilk iş Halep’i hakimiyeti altına almak olmuştur.Haçlılarla da savaşmış,Antakya kontu olan Roger’i Tel Afrin vadisinde perişan etmiştir.Daha sonra İlgazi,Zerdana adında bir kaleyi fethetmek üzere sefere çıktığı sırada hastalanmış ve 19 Kasım 1122 senesinde vefat etmiştir.

İlgazi’nin vefatından sonra zaten kendi içinde iki kola ayrılmış olan Artuklular,Mardin kolunda da kendi içinde üçe ayrılır.Oğulları olan Süleyman Bey Meyyâfârikîn’de, Timurtaş Mardin’de, yeğenlerinden Süleyman Bey ise Halep’te hüküm sürdüler.1122-1153 yılları arası pek önemli bir olay yoktur. Timurtaş, Belek’in ölümünden sonra Halep’e, kardeşi Süleyman’ın ölümünden sonra da Meyyâfârikîn’e hakim olur sadece.

1153 senesinde Timurtaş’ın oğlu olan Necmeddin Alp,Mardin Artukluları’nın başına geçer.23 yıllık hükümranlığı hakkında elimde çok fazla bilgi yok.Sadece Nureddin Mahmud Zengi’yle ittifak yapmış.O da muhtemelen Haçlı istilasına karşıdır.1176 senesinde vefat edince yerine oğlu II.Kutbeddin İlgazi geçti.Bugün Mardin’deki Cami-i Kebir(Büyük Camii)’i yaptırmıştır.

Kutbeddin’in 1176-84 yılları arasındaki hükümranlığından sonra yerine Hüsameddin Yavlak Arslan geçer. Ahlatşahlar,bu dönemde Mardin Artukluları’nı himayesi altına almıştır.

Artuklular’ın bu kolu hakkında daha fazla pek söylenecek bir şey yok. Zaten 1406 senesine kadar varlığını devam ettirse de beylik bundan sonra bir dönem Eyyubiler’in bir dönem Selçuklular’ın, en sonda Moğollar’ın tahakkümü altında kalmıştır.Moğol istilası da Artuklular’ı epey bir etkilemiştir.Beyliğin başındaki yöneticiler de kendi gücünü ve imkanlarını bildiklerinden barışçı ve dengeli bir siyaset izlemişlerdir.

Moğolların çöküşünden sonra Doğu Anadolu’da tekrar Türkmenler faaliyet göstermeye başlar.Bunların en önemli ikisi muhakkak biliyorsunuzdur. Akkoyunlu ve Karakoyunlular.

Akkoyunlular,gözlerini Mardin ve civarına dikmişler ve Artuklular’ı oldukça çok uğraştırmışlardır.Tabi Moğollardan kastım İlhanlılar Devleti’dir ki,onlardan bile daha güçlü,daha beter Timurlular ortaya çıkmıştır.Timurluları’nda o zamanlar amacı tıpkı ecdadımız Osmanlılar gibi cihan hakimiyeti idi.Timur Han,bu sebeple Anadolu beylerini tabiyeti altına almaya çalışmış ve bunu da önemli ölçüde başarmıştır.Artuklular ise Timur’a karşı Karakoyunlu ve Memlükler’le beraber ittifak halinde olmuştu ama maalesef zayıflamaktan kurtulamamışlardı.En sonunda Akkoyunlu saldırıları beyliği öylesine yıprattı ki, tamamen Mardin’e kapandılar.

Beyliğin son hükümdarı olan Şihabeddin Ahmed,artık güçlerinin tükendiğini anlayınca Karakoyunlular ile anlaşır ve şehri ona teslim eder.

HARPUT KOLU(1185-1234)

Bu kolun asıl kurucusu Hasankeyf Artuklu Beylerinden Davud’un kardeşi olan İmameddin Ebu Bekirdir.Ama biz ondan önce Türk Tarihinin meşhur kumandanlarından biri olan Belek Gaziden bahsedelim.

Künyesi, “Nurud-Devle Belek bin Behram bin Artuk” olan bu yiğit Türkmen emiri,aynı zamanda döneminin de Türk Orduları Başkumandanıdır.Bugün Elazığ yöresi için kullanılan “Gakgoş” teriminin atası işte Belek Gazidir.”Başkumandan” unvanını, 1122-23 senelerinde Latin Haçlı kafirlerine karşı çetin mücadeleler verip,onların en önemli kontlarından Joscelin ve Baudoin’i ikisini ard arda esir edip zincire vurduktan sonra almıştır.Tabii sade bu değil,hayatı boyunca girdiği savaşlar,yaptığı fetihler onu bugün de özellikle Harput-Elazığ bölgesinde unutulmaz bir kahraman yapmaya yetmiştir.Ne yazık ki,bu büyük komutan,1124 senesinde Münbiç kuşatmasında kaleden atılan bir okun kendisine isabet etmesi sonucu şehadet şerbetini içmiş,Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.

Belek Gazi’den bahsettikten sonra,gelelim Harput koluna.Yine anlatılacak pek fazla bir şey yok.1230’lu yıllara kadar Harput beyleri,Eyyubi hakimiyetini tanımışlardır.Daha sonra,Türkiye Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat,Kemaleddin Kamyar adında en iyi komutanlarından birini büyük bir orduyla Eyyubiler üzerine gönderdi.Harput civarında yapılan savaşta Eyyubiler yenilir ve kumandanlarının büyük kısmı Harput Kalesi’ne sığınırlar.24 günlük kuşatmadan sonra Ağustos 1234 senesinde kale,Selçuklular tarafından teslim alınır.Bu savaştan sonra Sultan Alaeddin,Harput beyini bağışlar,ona Akşehir’i ikta olarak verir.Bu şekilde de Artuklular’ın bu kolu son bulur.

artuklu belek gazi
ARTUKLU BELEK GAZİ’NİN ELAZIĞ’DAKİ HEYKELİ

KAYNAKLAR:

Çevik, Adnan, Türkiye Selçuklu Tarihi, Eskişehir:Anadolu Üniversitesi Yayınları

https://tr.wikipedia.org/wiki/Artuklu_Beyliği

https://tr.wikipedia.org/wiki/Belek_Gazi

beyaztarih.com/uploads/default/encyclopedias/6ef301c4294036413f80e4ee19b53112_big_r.jpg(ULU CAMİİ RESMİ)

https://www.trekearth.com/gallery/Middle_East/Turkey/East_Anatolia/Elazig/Harput/photo1214180.htm

 

2 responses to “ARTUKLU BEYLİĞİ”

  1. Artuk Arslan Avatar
    Artuk Arslan

    Gayet güzel bir yazı olmuş yalnız Mardin Artuklu kısmı eksik kalmış. Bu dönem Yavlak Arslan~ Artuk Arslan dönemi ve 1. Gazi ve Muzaffer Kara Arslan, Melik Sâlih 2. Gazi ve Sultan İsä dönemleri dolu doludur.

    Like

  2. turan35 Avatar

    Yorumunuz için teşekkür ederim. Bu bölümde Anadolu’da kurulan beylikleri genel hatlarıyla açıkladığım için pek tabii eksik kısımlar kalmıştır, elimdeki kaynaklardan yararlandığım ve bilebildiğim kadar anlatmaya çalıştım.

    Like

Leave a reply to turan35 Cancel reply

ARA

site Hakkında

TÜRKİYE SELÇUKLULARININ SİYASİ VE SOSYAL TARİHİNİN ANLATILDIĞI, AYRICA SELÇUKLU TARİHİ DIŞINDA MUHTELİF KONULARIN YAZILDIĞI NAÇİZANE BİR BLOG