Büyük Selçuklular,1092’de Melikşah’ın vefatından sonra yaklaşık 15 sene fetret devrine girdiler. Sultan’ın oğulları Berkyaruk ve Muhammed Tapar’ın mücadelesinde kazanan Tapar oldu.Yeni sultan,bölgedeki faaliyetleri inceleyince çok geçmeden Türkiye Selçuklularının amacının ezelden beri uğraştıkları Büyük Selçuklu tahtını ele geçirmek olduğunu anladı.Bu amaçla Kılıç Arslan’ı destekleyen Çökürmüş’ü azledip yerine Huzistan ve Fars arasındaki bölgenin valisi olan Emir Çavlı Sakavu’yu Musul’a tayin etti.
Çökürmüş, gelişen olaylar üzerine Türkiye Selçuklu Sultanı’na haber gönderip ondan yardım istedi. Kılıç Arslan,yardım çağrısını cevapsız bırakmadı.Önce Bizans’la anlaşma yaparak batı sınırlarının güvenliğini sağladı.Ayrıca ona Haçlılar ile savaşmasında destek olacak bir miktar asker gönderdi.Musul’a sefere çıkınca yanına Artuklu İlgazi ve Kayseri Emiri Hasan gibi beyleri de yanına alan Sultan,Çavlı’nın karşısına çıktı.Ama Çavlı’nın da yanında Halep Meliki Rıdvan ve Büyük Selçuklulara bağlı askerler bulunuyordu.
3 Haziran 1107 tarihinde Habur’da meydana gelen savaşta Türkiye Selçukluları, yiğitçe çarpışmasına rağmen Mikailoğulları ve Çavlı tarafına diş geçiremedi. Bunun üzerine Kılıç Arslan, destek birlikleri toplamak için süratle huruç taktiği yapmaya kalkıştı.Atını Habur’daki ırmağa sürdü.Ancak kendisinin ve atının zırhlı olması ve sandallardan devamlı ok yağdırılmasının etkisiyle nehri geçemeyip boğuldu ve orada vefat etti.Cesedi ise birkaç gün sonra Şemsaniyye’de bulundu.
KONU İLE İLGİLİ MUHTELİF BİLGİLER
Maalesef Türkiye Selçuklu Devleti, Sultan Kılıç Arslan’ın vefatından sonra yeniden fetret devrine girmiş ancak İzzeddin Mesud’un tahta geçmesiyle toparlanıp eski gücünü bulmuştur. Kılıç Arslan,kaynakların belirttiği şekilde pek cesur,mahir ve kuvvetli bir hükümdardı.Haçlı tehlikesi karşısında ilk seferde başarısız olmuşsa da ikinci seferde yaklaşık 500.000 kişilik şövalyeler ve köylülerden oluşan Latin ordularını bertaraf etmeyi başarmıştır.Tabi bunda Türk beylerinin de payı büyük olmuştur.
Kılıç Arslan, vefat ettiği zaman ölümüne sadece Müslümanlar değil Hristiyanlarda üzülmüştür. Çünkü o gayri Müslimlere karşı da son derece adil ve merhametli bir sultan idi.
Kılıç Arslan’ın vefatı, ecdadımızı o kadar derinden sarsmıştır ki, Ertuğrul Gazi’nin babası Gündüz Alp’in Fırat nehrinde boğulup vefat etmesiyle bu iki olay tarih boyunca sürekli birbirine karıştırılmıştır.
YARARLANILAN VE BAŞVURULABİLECEK KAYNAKLAR:
Bezer, Öğün, Gülay. Türkiye Selçuklu Tarihi, Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir.
http://www.enfal.de/starih12.htm
http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=250396
http://www.tarihisev.com/selcuklunun-kurulusunda-tugrul-bey.html
