
1025 senesinde tüm Türkistan’ı ilgilendiren çok önemli bir gelişme yaşandı.Devrin Karahanlı hükümdarı Yusuf Kadir Han ve meşhur Gazneli Sultan Mahmud, Maveraünnehir’de bir araya gelirler ve adı geçen yerin adıyla anılan “Maveraünnehir Mülakatı”nı gerçekleştirirler.Görüşmede en önemli konu hiç şüphesiz Selçuklular ve onlara karşı alınacak önlemlerdir.Nitekim Selçuklular,her iki devletin toprak bütünlüğünü tehdit ediyordu.Tabi bu mülakatta geçen diyaloglar,kaynakların hiçbirinde olmadığı için herhangi bir bilgi veremiyorum.Bilinen şey,o sıralar çöle çekilmiş olan Arslan Yabgu’yu Horasan’a sürmeyi kararlaştırmışlardır.Tabi bunu nasıl yapacaklardı?Arslan Yabgu,pek bizim ders kitaplarında anlatılmaz hatta adı bile hiç geçmez ama o zaman mertliğiyle,gözüpekliği ile,bileğinin bükülmezliği ile ün salmış namlı bir yiğit, adil ve kudretli bir hükümdar idi.Göğüs göğüse çarpışmada hayatta onu alaşağı edemezlerdi, tersine Arslan Yabgu,onların hayatını cehenneme çevirip geldikleri yere geri gönderirdi.Bu yüzden Gazneli Mahmud onu yakalamak için bir hileye başvurur.Mülakattan sonra Semerkant’ta bir ziyafet düzenler ve Arslan’ı davet eder.Yabgu başına geleceklerden habersiz daveti kabul eder ve Semerkant’a doğru yola çıkar.Ülkeye geldiğinde Sultan Mahmud tarafından oldukça görkemli bir şekilde karşılanan Arslan Yabgu,burada haince bir plan sonrası tutuklanarak Kalincar kalesine hapsedilir(1025).Tutuklananlar arasında Süleymanşah’ın babası Kutalmış da mevcuttu.Çok sayıda Türkmen de burada maalesef katledildi.
Arslan Yabgu,Kalincar kalesinde hapsedildikten sonra Selçuklular’ın başına geçen Tuğrul ve Çağrı Beyler,1030 yılında Sultan Mahmud’un ölümüyle yerine geçen Sultan Mesud’a itaatlerini bildirip amcalarının zindandan salıverilmesini arzettiler.Sultan Mesud teklifi kabul edip Yabguyu Belh şehrine getirdi.Ona,Tuğrul ve Çağrı’ya yayılmacı siyasetten vazgeçmelerini söylemelerini emretti.Arslan Yabgu bunun üzerine bir elçiyle onlara şifreli bir mesaj iletti.Tuğrul ve Çağrı Bey,mesajı alınca tekrar Gazneli Devleti aleyhine akın ve yağma faaliyetlerine başladılar.Bunun üzerine Sultan Mesud,Arslan Yabgu’yu tekrar hapse attı.Arslan,1032 yılında burada hayatını kaybetti.Ancak oğlu Kutalmış,hapisten kaçtı ve Buhara’ya ulaştı.Burada Yağmur,Kızıl,Boğa,Göktaş Beylerin himayesinde olan Oğuzlar,hep birlikte Gazneliler’e karşı mücadele ettilerse de dağıldılar.Ancak hiçbir zaman ümitsizliğe düşmediler ve sonunda Arslan Yabgu’nun torunu Kutalmışoğlu Rükneddin Süleymanşah,Türkmenleri tek bir çatı altında toplayarak Anadolu’ya akınlar yaptılar ve Türkiye Selçuklu Devleti’nin bu şekilde teşkilatlanıp kurulmaya başlamasına büyük hizmet ettiler.
***
23 Mayıs 1040 Dandanakan Savaşı,otoriteler tarafından Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluş tarihi olarak kabul edilir.Devletin başına geçen Tuğrul Bey,Horasan sultanı ilan edilir.Ayrıca Çağrı Bey,Musa Yabgu ve hanedanın birkaç üyesi dışında diğerlerine de merkeze bağlı kalmak şartıyla ülkenin çeşitli yerleri ikta edilir.Süleymanşah’ın babası olan Kutalmış ise Anadolu’ya akın yapmakla görevlendirilir.Bu amaçla o 1045 yılında Anadolu’ya ilk akın yapan şehzadelerden biriydi. Bağdat seferi(1055-58)’ne de katılan Kutalmış,daha sonra İbrahim Yinal isyanını desteklemiş,isyan bastırılınca bu sefer kendisi tahtı ele geçirmeye kalkışmıştı.
Kutalmış isyan ettikten bir süre sonra Tuğrul Bey vefat etti.Bu onun için bir fırsattı ama devrin veziri Nizamü’l-mülk,Çağrı Bey’in oğlu Alp Arslan’ı ülkeye çağırır.Kutalmış,1062 yılında Alp Arslan ile taht mücadelesi için girdiği savaşta hayatını kaybeder ve Süleymanşah ve kardeşleri de bu savaşta esir alınıp hapsedilir.
Bir sonraki yazıda Süleymanşah ve kardeşlerinin Anadolu’ya gelişi ve İznik’in fethiyle devam edeceğim 🙂
YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR:
Bezer, Gülay Öğün, Türkiye Selçuklu Tarihi, Eskişehir:Anadolu Üniversitesi Yayınları
http://www.enfal.de/starih6.htm
http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=360366
GÖRSELİN KAYNAĞI:
