SÜLEYMANŞAHIN ÖLÜMÜ VE SELÇUKLULARIN FETRET DEVRİNE GİRMESİ

Ne yazıkki bu büyük hükümdarın sonu çok acıydı.Mikailoğulları ve Kutalmışoğulları’nın sonu gelmez taht kavgalarında belki de en büyük kayıptı Süleymanşah.

Gelelim konumuza…

Hatırlanacağı üzere en son Süleymanşah, Müslim’i yenilgiye uğratıp Halep kapılarına dayanmıştı.Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah ise olan bitenden haberdar olup derhal önlem almaya başladı.Bu amaçla Diyar-ı Bekr’e bir sefer düzenleyen Sultan,burada hakimiyet kuran Mervanileri ortadan kaldırarak bölgeye hakim oldu ve Büyük Selçuklu ile Türkiye Selçuklu devletleri sınır komşusu oldular.

Şerefüddevle Müslim’in Halep’te bıraktığı valisi, Melikşah ve Tutuş’tan şehri gelip almaları için haber gönderdi.1086 senesinde Tutuş,yanında Artuk Bey olduğu halde şehrin önlerine geldi.Bu taraftan Süleymanşah, hızlı bir şekilde ona doğru hareket etti.İki ordu, Ayn-Seylem adıyla anılan mevkide karşı karşıya geldi.Daha önce taraf değiştirerek Süleymanşah’ın Müslim’i yenmesini sağlayan Çubuk Bey, bu sefer kuvvetleriyle beraber Tutuş’un tarafına geçti.

Mağlup olan Süleymanşah, bir rivayete göre teslim olmaktansa ölmeyi yeğleyip intihar etti.Bunu rivayet eden Bizans tarihçisi Anna Komnena.Ama ben buna inanmıyorum.İnanasım gelmiyor.İbnü’l-Adim’e göre ise Süleymanşah savaş alanında şehid olmuştur.Savaş bittikten sonra meydanda cesetler arasında dolanan Tutuş’un, zırhı altın kakmalı olan bir ceset dikkatini çekmiş ve onun Süleymanşah olduğunu söylemiştir.Yanındaki adamları nasıl tanıdığını sorduğunda “Ayaklarından tanıdım.Zira biz Selçukoğulları’nın ayakları birbirine benzer” demiş, “Biz Mikailoğulları sizlere çok zulmettik.Sizleri kendimizden uzaklaştırdık” diyerek bu konudaki kederini de aynı zamanda dile getirmiştir.

Süleymanşah’ın cenazesi,Tutuş’un emriyle Halep’e götürülüp Şerefüddevle Müslim’in yanına defnedilmiştir.

Dönelim Türkiye Selçuklu payitahtına.Süleyman’dan sonra boşalan yere naibi Ebu’l-Kasım geçmiştir.Hanedandan gelmiş olmanın rahatlığıyla tam bir sultan gibi hareket eden Ebu’l-Kasım,Marmara sahillerine akıncılarını gönderip yağma faaliyeti yaptırmış,Melikşah’ın kendisine gönderdiği Porsuk’un emrindeki orduyu bozguna uğratmıştır.Tabi bu orduyu yenmek içinde maalesef  Bizans’ın yardımını almak zorunda kalmıştır.

Bu Porsuk emrindeki ordu dolayısıyla Bizans İmparatoru Aleksios, Ebu’l-Kasım ile barış yapıp ona karşı birlikte hareket etmeyi önermişti.Tabi İmparator’un amacı anlaşıldığı üzere Türkleri birbirine kırdırıp zayıflatmaktı.Bu sayede Ebu’l-Kasım’ın elinden İznik ve civarını alabileceğini düşünüyordu.Porsuk,başarılı olamayınca Melikşah,bu sefer Urfa emiri Bozan’ı Ebu’l-Kasım’ın üzerine gönderdi.Bozan,şehri çok şiddetli bir biçimde kuşattı kuşatmasına ama netice elde edemedi.Sonunda kuşatmayı kaldırdı.

Ebu’l-Kasım, pekala Bizans imparatorunun kendisine ne maksatla yardım ettiğini de biliyordu.Hristiyan boyunduruğunda kalmaktansa kendi soydaşı Büyük Selçukilere tabi olmayı tercih ederdi elbette.Bu amaçla Sultan Melikşah ile görüşmek üzere hazırlıklara başladı ve kardeşi Ebu’l-Gazi’yi Kayseri’den İznik’e çağırarak onu yerinde bıraktı.İsfahan’a yola çıktı.Ancak Melikşah onu huzuruna kabul etmedi.Görevliler, Ebu’l-Kasım’a Urfa emiri Bozan’la muhatap olabileceğini söylediler.Ebu’l-Kasım,maalesef geri dönmek zorunda kaldı.Ancak yarı yolda arkasından gönderilen bir bölük asker tarafından yakalanmış ve kendi yayı ile boğdurularak can vermiştir.

Bu taraftan Ebu’l-Gazi, İznik’i elinde tutmaya devam etti.O sırada Melikşah vefat etmiş olduğu için Bozan, tüm birlikleriyle Suriye tarafına gitti.Bu da Türkiye Selçukluları’nı rahatlattı.1092-93 yılına kadar ülkeyi idare eden Ebu’l-Gazi,daha önce yakalanarak hapsedilen Kılıç Arslan ve Kulan Arslan’ın hapisten çıkarak İznik’e gelmesiyle hiçbir direniş göstermeden idareyi Süleymanşah oğlu Kılıç Arslan’a teslim etmiştir.

YARARLANILAN KAYNAKLAR:

http://www.enfal.de/starih11.htm

http://www.enfal.de/starih10.htm

ARA

site Hakkında

TÜRKİYE SELÇUKLULARININ SİYASİ VE SOSYAL TARİHİNİN ANLATILDIĞI, AYRICA SELÇUKLU TARİHİ DIŞINDA MUHTELİF KONULARIN YAZILDIĞI NAÇİZANE BİR BLOG