DEVLETİN İKİNCİ KEZ SARSINTI GEÇİRMESİ VE ŞAHİNŞAH’IN KISA SÜREN SALTANATI

türk kartalı

En son yazımı hatırlıyorsunuzdur. Kılıç Arslan… Haçlı köpeklerine kök söktüren, Anadolu’da merkezi otoriteyi devrin imkânlarına göre en iyi şekilde sağlayan, kendi unvanıyla ona hitaben es-Sultanü’l-Muazzam. Mekânı cennet olsun. Evet, şimdi Kılıç Arslan’dan sonraki olaylara ve onun oğlu Şahinşah’ın faaliyetlerine bakalım.(Şahinşah’ın adı kaynaklarda “Melikşah” olarakta geçmekte ama ben Büyük Selçuklu Sultanı ile ismi karışmaması için “Şahinşah” adını kullanacağım)

sultan şahinşah temsili
Türkiye Selçuklu Devleti’nin Üçüncü Sultanı Şahinşah(Melikşah diye de bilinir)

 

Türkiye Selçuklu Devleti’nin üçüncü sultanı olan Şahinşah, hicri 489(m.1096) yılında dünyaya gelmiştir. Kendisinden ilk kez, babasının Musul Seferi’nde Emir Çavlı ile olan savaşında bahsedilir. Kılıç Arslan, 25 Receb 500 (22 Mart 1107) senesinde Musul’a girdiğinde Çavlı Rahbe tarafına çekilmişti. O, Çavlı’nın üzerine yürüdüğünde Şahinşah’ı Musul’da vekil olarak bırakmıştır. Şahinşah’ın atabeyi ise devrin ileri gelen devlet adamlarından Emir Bozmış idi. O zamanda Sultan Kılıç Arslan’ın karısı Ayşe Hatun da oğlu Tuğrul Arslan ile beraber Musul’da bulunuyordu.

***

Bir önceki yazımda bilindiği üzere 3 Haziran 1107(9 Şevval 500) tarihinde Emir Çavlı, Melik Rıdvan ve Muhammed Tapar’ın desteğiyle Kılıç Arslan’ı yenilgiye uğratır ve başka bir direnişle karşılaşmadan Musul’a hâkim olur. Şehirde, Kılıç Arslan adına okunan hutbe yeniden Büyük Selçuklu Sultanı Muhammed Tapar adına okunmaya başlanır. Çavlı, daha sonra esir aldığı Şahinşah’ı, İsfahan’a hapse gönderir. Bu arada, Emir Bozmış da Ayşe Hatun ve oğlunu apar topar Malatya’ya götürür. Ayşe Hatun, Malatya’da Tuğrul Arslan’ı Türkiye Selçuklu hükümdarı ilan ettirdi. Onun bu hareketinin sebebi olarak oğlunun yaşının küçüklüğünden dolayı Konya’da kabul edilmez endişesini taşıdığı söylenebilir. Bundan sonra Hatun, şehirdeki nüfuzunu artırabilmek için entrika çevirmeye başlar. İl Arslan adında bir Türkmen Beyi ile evlenerek Emir Bozmış’ı öldürtür. Ancak daha sonra İl Arslan, Malatyalılara zulmetmeye başlar. Ayşe Hatun, yaptığı hatanın telafisi olarak oğluyla birlikte hareket edip İl Arslan’ı yakalar ve Büyük Selçuklu Sultanı’na teslim eder. Muhammed Tapar ile yaptığı görüşmede Ayşe Hatun, Şahinşah’ın serbest bırakılmasını ister ve isteği kabul edilir(Unutmadan Ayşe Hatun daha sonra Anadolu Beylikleri bölümünden hatırlayacağımız üzere Artuklu Beyi Belek b. Behram ile evlenir). Şahinşah, nihayet 1110 yılında uzun bir yolculuğun sonunda Anadolu’ya varır. Bazı kaynaklar olayın bu şekilde vuku bulduğunu bildirirken bir kısım tarihçilere göre Şahinşah, babası gibi Büyük Selçuklu ülkesinden kaçarak Anadolu’ya gelmiştir.

***

savaş sahnesi2

Şahinşah, Anadolu’ya geldiğinde önce Malatya’da sonra da Konya’da tahta oturdu. Eh tabi tahtı güle oynaya ele geçirmedi. O zamanki naib olan Ebu’l-Gazi’yi bertaraf etmişti. Bu yüzden de Gazi, ona çok kinlenmişti. Devam edelim. O zaman Bizans İmparatoru, Selçukluların içine düştüğü durumdan faydalanıp Alaşehir’e taarruz etmiş ve şehri ele geçirmişti. Şahinşah’ın ilk icraatı buraya sefere çıkmak oldu. Ancak sevk ettiği ordu Bizans’ın Alaşehir’deki komutanı Konstantinos Gabras tarafından yenilgiye uğratıldı. Şahinşah, çaresiz barış yapmak zorunda kalmıştı. İmparator Aleksios Komnenos’un o sırada ayaklarından rahatsızlığı vardı. Selçuklu Sultanı Şahinşah, bunu fırsat bilerek gizlice emrindeki Türkmen Beylerini örgütleyerek İznik’e kadar Güney Marmara’ya bir dizi gaza faaliyetlerinde bulundular. Öyle ki Çanakkale şehrinin kapılarına dayanmışlardı. Bütün bu olaylar takribi 1113 senesinde meydana gelmiştir. Bu akın ve gazaların başarıya ulaşmasında Emir Muhammed ve Emir Monolukhos(Monoluk. Bizans devşirmesi olduğunu sanıyorum)’un etkisi büyüktür. Bizans İmparatoru, İznik valisi Komitzesi’ni Selçuklu müteffiklerinin üzerine yolladı. Ama savaşın sonunda ecdadımız galip gelmiş, Komitzes tutsak alınmıştı. İmparator Aleksios, İznik valisinin esir düştüğünü haber alınca bizzat kendisi Selçukluların üzerine yürümüş ve Kütahya tarafında bir kısım Türk birliklerini bozguna uğratmıştır. Emir Muhammed, civar yörelerdeki Türkmenlerle birlikte karşı saldırıya geçip Bizans ordusuna ağır darbeler indirdi. Ordusu zayıflayan Aleksios, mecburen Konstantinopolis(İstanbul)’e dönmek zorunda kaldı. Ancak yaklaşık bir yıl sonra Şahinşah’ın kendisinin üzerine yürümek için sefer hazırlığında olduğu haberini aldı ve çeşitli ülkelerden topladığı paralı askerleri Anadolu’ya gönderdi. Bu olaylar 1114-1116 senelerinde gerçekleşmiştir. En son Şahinşah ve Aleksios, bir meydan savaşında karşı karşıya gelmişler, savaşı Aleksios kazandığı halde Şahinşah’ın yaptığı gece baskınları sonucunda barış antlaşması yapmak zorunda kalmıştır. İmparatorun ayaklarının rahatsızlığı da savaşın bitmesinin sebeplerinden birisiydi.

aleksios komnenos
Devrin Bizans İmparatoru I.Aleksios Komnenos

Selçuklu tarafında asıl meseleye gelecek olursak; Şahinşah’ın Bizans ile barış yapmasının en büyük sebebi, bir şekilde esaretten kurtulan kardeşi İzzeddin Mesud’du. Mesud, esaretten bir şekilde kurtulmuş ve Danişmendli Emir Gazi’nin kızıyla evlenerek onu yanına çekmişti. Devrin tarihçisi Süryani Mihail, Mesud’u Şahinşah’a isyan eden emirlerden birinin onu kurtardığını ve yardım ettiğini söyler.Büyük ihtimalle Danişmend Beyi’nin dolduruşuna gelen Mesud, tahtı ele geçirmek için harekete geçmiş ve öncelikle Şahinşah’ın o sırada ordusuyla seferde olduğunu fırsat bilip payitahtı ele geçirmiştir(Şimdi bana payitaht neresi diye sormayın İstanbul değil o  🙂 Konyadır  Konya 🙂 ).Daha sonra ağabeyini bertaraf etmek için onun bulunduğu Afyon’a büyük bir ordu göndermiştir. Şahinşah, durumdan emin olmak için “en güvendiği” adamlarını önden gönderdi(Niye tırnak içinde yazdığımı birazdan anlarsınız). Giden askerler Mesud’un kudreti karşısında resmen tırsmışlar, korkularından onun tarafına geçerek Şahinşah’a ihanet etmiş, onu resmen yüzüstü bırakmışlardır. Geri dönünce Sultan’a Konya yolunun güvenli olduğunu söylediler. Eh tabi o da ihtiyatsız yola çıktı. Mesud ise çoktan Konya yolunda kardeşine pusu kurmuş bekliyordu. Sultan birdenbire karşısına çıkan küçük kardeşini görünce adamlarının kendisine ihanet ettiğini anladı. Meydana gelen çatışmada demin bahsettiğim Ebu’l-Gazi büyük bir hınçla Şahinşah’a saldırmış ve onu ciddi biçimde yaralamıştır. Pusudan kurtulan Sultanın amacı, en yakın Bizans kalesine sığınıp durum İmparatora bildirmek ve Mesud’a karşı onun desteğiyle bir ordu toplayıp kardeşini bertaraf etmekti. Kaçış sırasında nihayet Akşehir yakınında bir kaleye rastladı. Akşehir halkı, Sultanı kabul ettiysede çok geçmeden şehir kuşatıldı ve Rum sakinleri mecbur Şahinşah’ı teslim ettiler. Mesud, burada ağabeyinin gözlerine mil çektirerek kör etti ve Konya’da karısının yanında bıraktı. Ancak onun görme yetisini tamamen kaybetmediğinden endişe etmesi sonucu bu sefer yay kirişiyle boğdurdu. İzzeddin Mesud, 1116 senesinde Türkiye Selçuklu tahtını ele geçirmeyi başardı.

selçuklu kale1
Şahinşah’ın İzzeddin Mesud’dan kaçışı sırasında sığındığı kalenin temsili(*)

YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR:

http://www.enfal.de/starih12.htm

http://www.enfal.de/starih13.htm

http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=290058

Ali Sevim, Türkiye Tarihi, Fetih, Selçuklu ve Beylikler Dönemi, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1989 s. 119-121

Bezer, Öğün, Gülay, Türkiye Selçuklu Tarihi, Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir s. 56-57, s. 65

NOT(*):Sultan Şahinşah’ın sığındığı kalenin temsili asıl olarak, Mersin’in Anamur İlçesindeki Mamure Kalesi’dir.Akşehirdeki kale hakkında bilgim olmadığından bu kalenin fotoğrafını kullandım.

ARA

site Hakkında

TÜRKİYE SELÇUKLULARININ SİYASİ VE SOSYAL TARİHİNİN ANLATILDIĞI, AYRICA SELÇUKLU TARİHİ DIŞINDA MUHTELİF KONULARIN YAZILDIĞI NAÇİZANE BİR BLOG